Anmeldung Registrierung
Auto Hell Dunkel
Erweiterte Suche

Tarihin Öteki Yüzü Archiv

232 Episoden
51 Minuten
Mahmud Ragıp Kösemihal, “Türkiye-Avrupa Musiki Münasebetleri” adlı eserinde şöyle der: “Eski Çin kaynaklarının yazdığına göre milattan iki asır öncelerine kadar gerçi Çinliler muharebede musiki kullanırlardı. Fakat Türkistanlıların harp çalgıları daha çeşitli idi. Milattan önceki 115 ila 138 yıllarında Fergana’ya ve belki de Baktriyan’a kadar gelen Çin General ve siyasetçisi Şan-Kiyen dönüşte Türkistan asker çalgılarını da Çin’e götürdü. Bunlar Tatar Borusu, ağaç kabuğundan yapılıp üzerinde parmak delikleri bulunan ve ileri ağzı deveboynu gibi eğri başka bir Tatar üfleme çalgısı ve çift düdüklü bir ağız sazından ibareti. Ses veren ağzı deve boyun gibi eğri, üstünde perde delikleri bulunan ve Houkya dedikleri Tatar korneti Moğol orkestrasında da kullanılıyordu.” Bu "orkestradan" Batı tarzı bandoya, "bazı sesler çıkarmaktan" "marşlar" bestelemeye giden yolu anlatacağım bu programda.
57 Minuten
1973 baharında Sunay’ın görev süresi biterken Ağustos 1972’de Genelkurmay Başkanı olan Faruk Gürler, cumhurbaşkanı olma umuduyla görevinden istifa etmiş ve Senato’ya girmişti Ancak ordunun siyasi partileri ikna turları sonuç vermedi. Askerlerin tehdit ve markajı altında seçimlere geçildi. Oylar Gürler ile AP’nin asker kökenli adayı Tekin Arıburun ve Demokratik Parti (DP) adayı Ferruh Bozbeyli arasında bölündü, defalarca oylama yapıldı ama üç aday da seçilemedi. Dolayısıyla yeni bir kriz kapıdaydı...
52 Minuten
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yönünü Batı’ya çeviren Türkiye’nin bu dönemdeki ilk muhalif partisi, 18 Temmuz 1945’te kurulan Milli Kalkınma Partisi (MKP) oldu. Bunu 7 Ocak 1946’da kurulan Demokrat Parti DP) izledi. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde DP’nin büyük çoğunlukla iktidara gelmesinden sonraki en önemli konu yeni cumhurbaşkanının seçilmesiydi. DP’nin cumhurbaşkanı “her daim İttihatçı” bir "sivil", Celal Bayar oldu. Onu 27 Mayıs 1960 darbecilerinin lideri "Aga" Cemal Gürsel izledi. Gürsel’i ise “idare-i maslahatçı” bir asker, Cevdet Sunay izleyecekti.
54 Minuten
1763’te Resmi Efendi’nin Berlin’e elçi olarak gitmesiyle başlayan Osmanlı-Alman dostluğu 1793 yılından itibaren Osmanlı ülkesine gelen Prusyalı askerlerle güçlenmeye başlamış; 1889 ve 1898'de Alman Kayzeri II. Wilhelm’in İstanbul’da Sultan II. Abdülhamid’i ziyaretleri ile perçinlenmiş, nihayet 1914-1918 Cihan Harbi’nde silah arkadaşlığına dönüşmüştü. Harp yıllarının en trajik olayı ise, İTC liderliğinin İmparatorluğun Ermeni tebaası için hazırladıkları korkunç plan uyarınca, 24 Nisan 1915 günü İstanbul’daki Ermeni cemaatinin önde gelenlerini Çankırı ve Ayaş’a sürgün etmeleriyle başlayan, katliamlarla devam eden, nihayet soykırım halini alan "tehcir" idi. Bu kanlı süreçte Almanların tavrı, suçları ve sorumluluğu neydi?
55 Minuten
1908 coşkusu hâlâ sürerken tarihe “31 Mart Vak’ası” veya “31 Mart Olayı” olarak geçen ayaklanma patlak verdi. Olay, bugün kullandığımız Miladi takvime göre 13 Nisan 1909 günü yaşanmıştı ama o tarihte kullanılan Rumi takvime göre 31 Mart 1325 günü meydana geldiği için böyle adlandırılmıştı. Ana karakteri itibariyle Osmanlı tarihinde sıkça görülen, “Patrona Halil”, “Kabakçı Mustafa” benzeri Yeniçeri ayaklanmaları geleneği içinde yer alan ve “alaylı” askerlerin “mektepli” askerlere yönelik bir gövde gösterisi olan olayın arka planı çok karmaşıktı...
1 Stunde 9 Minuten
Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk meclisi 31 Mart 1877’de açılmış, 14 Şubat 1878’de kapanmıştı. Bu kısa ömürlü meclisin ilk döneminde 69’u Müslüman 46’ı Müslüman olmayan 115 üyesi vardı. 30 yıl aradan sonra 17 Aralık 1908’de açılan Meclis-i Mebusan’da 67 Müslüman, 43 gayrimüslim mebus yer aldı. Kısacası Osmanlı İmparatorluğu’nun çok kültürlü yapısını tam anlamıyla yansıtmasa da gayet çoğulcu bir meclis oluşmuştu. Fakat, 23 Nisan 1920- 15 Nisan 1923 arasındaki Birinci Meclis’te tek gayrimüslim mebus yoktu! Bu durum dört gayrimüslimin vekil seçildiği 1935’e kadar sürdü. Ancak, o tarihten sonra da meclislerimizde gayrimüslim temsili hep “eser miktarda” oldu.
51 Minuten
Osmanlı döneminin son genel seçimi Aralık 1919’da, ülkenin bir kısmı fiilen işgal edildiği için ancak 15 vilayet, 35 mülhak liva ve 16 müstakil livada yapılabildi. Seçim yapılamayan önemli merkezler Mondros Mütarekesi’nden sonra işgal edilen Musul, Beyrut, Suriye ve Halep gibi vilayetler, Kars, Ardahan, Batum sancaklarıydı. İşgal Güçleri İzmir, Adana, Urfa ve Antep'de seçimlere önce izin vermiş sonra yasaklamıştı. İşgal Güçlerinin karargâhının olduğu İstanbul'da ise seçimler serbestçe yapılmıştı.
51 Minuten
Tarih ve Toplum dergisinin Ocak 1991’de yayımlanan 85. Sayısındaki Robert Anhegger-Cemal Ünlü imzalı makaleye göre Türkiye’de taş plaklı seçim propagandasının ilk örneği Meddah Sururi’nin “Mahalle kahvesinde mebus intihabı” adlı kaydı olabilir. 78’lik bu kaydın tarihi tespit edilememiş ama benzer içerik Memduh Şevket Esendal’ın 1920-1923 tarihleri arasında yazıldığı sanılan "Mebus olursa" adlı öyküsünde yer aldığı için kaydın da bu döneme veya daha öncesine ait olması mümkünmüş. Taş plakların seçimlerde kullanılması ise bu konunun uzmanı Tarih Vakfı Başkanı Prof. Mehmet Ö. Alkan’a göre 1939 veya 1943 yılında olmalı. O yıllardaki seçimlerde CHP genel merkezinin taş plaklar hazırlatarak taşraya gönderip belediye hoparlöründe çaldırarak halka dinlettiğini biliniyormuş. 14 Mayıs 1950’de CHP’den doğan DP’nin "Yeter Söz Milletindir!" şiarıyla ezici farkla tek başına iktidar olmasıyla siyasal iletişimde müzik kullanımı artmış. Ancak bunlar DP Marşı ve Adnan Menderes’in miting konuşmalarını içeren plaklar olmuş.
58 Minuten
Genel kanı, kabaca “Yahudi ırkından olanlara duyulan fanatik nefret ve düşmanlık” diye tanımlayabileceğimiz antisemitizmin, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Türkiye’de hiçbir zaman olmadığı yolundadır. “Bir şeyler” olduğunu kabul edenler ise “münferit (tekil) olaylar” deyip geçerler. Hâlbuki, durum hiç de böyle değildir.
55 Minuten
Osmanlı İmparatorluğu'nun en has müttefiki olan Almanlar, Cihan Harbi sırasında İTC yönetimine sadece mali ve askeri alanda destek vermemiş, aynı zamanda modern propaganda tekniklerini de öğretmişti. 11 Kasım 1914’te Osmanlı İmparatorluğu, Büyük Britanya, Fransa ve müttefiklerine savaş ilan ettikten hemen sonra Almanlar ilerde "Kayzer II. Wilhelm'in Casusu" diye ünlenecek olan arkeolog Max Freiherr von Oppenheim’ın başkanlığında Doğu İstihbarat Servisi’ni (Nachrichtenstelle für den Orient) kurmuşlardı. Alman Genelkurmayı tarafından desteklenen büro bir düzine yabancı akademisyen, memur ve yerli uzmandan oluşuyordu. Büro İstanbul’da Der Osmanische Lloyd adlı bir de gazete yayımlıyordu. Bu büro ile birlikte İttihatçılar Cihan Harbi'ne daha hazırlıklı gireceklerine inanıyorlardı.
40 Minuten
Antik dönemden günümüze ulaşmış en etkileyici kadın imgelerinden biri hiç kuşkusuz Amazonlardır. Sadece Yunan ve Roma değil, Anadolu mitolojisinin de parçası olan bu “tek göğüslü” korkusuz ve vahşi kadın savaşçıların, uçsuz bucaksız steplerde, ellerinde mızrakları, omuzlarında ok ve yayları ile erkeklerden oluşmuş ordulara korkusuzca karşı koymalarına ilişkin anlatılar 2900 yıldır canlılığını ve çekiciliğini korur.
52 Minuten
“Kızıl Haç” fikri İtalyan ulusal birliği sürecinde, Fransa ve Sardunya-Piemonte Krallığı ittifakı ile Avusturya-Macaristan orduları arasında 24 Haziran 1859 günü yaşanan Solfarino Savaşı sırasında ortaya çıktı. İş seyahati dolayısıyla bulunduğu Castiglione tepesinden savaşı meydanını izleyen İsviçreli iş insanı Henry Dunant, 15 saat süren çarpışmalarda ölen ve yaralanan binlerce askere sadece iki doktorun yardım etmeye çalıştığını görünce Fransız yetkililerden aldığı izinle bir Fransız gazeteci, bir İtalyan rahip ve İngiliz turist çiftle birlikte savaş alanına koşmuştu. Halk ayrım gözetmeksizin her yaralıya yardım etmeye çalışan bu gönüllüleri “Tutti fratelli” (Herkes kardeştir) diye teşvik etmekle kalmamış, hem onlara yardım etmiş hem de ellerindeki her türlü malzemeyi hizmetlerine sunmuştu.
51 Minuten
23 Temmuz 1908’de Abdülhamid Meşrutiyet’i ikinci kez ilan ettikten hemen sonra Mebusan Meclisi için ilk seçimlerin aynı yılın Kasım ve Aralık aylarında yapılması kararlaştırıldı. O günlerin iletişim ve ulaşım olanakları içinde seçimler bir gün içinde yapılamıyor, günlerce sürüyordu. Örneğin İstanbul’da seçimler 5 günde yapılmıştı. 17 Aralık 1908’de İstanbul’da büyük bir coşku ile toplanan 288 üyeli Meclisi Mebusan’da 147 Türk, 60 Arap, 27 Arnavut, 26 Rum, 14 Ermeni, 10 Slav ve 4 Yahudi mebus vardı. Ancak bunların çoğu İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin önerdiği ya da desteklediği adaylardı.
54 Minuten
ürkiye Ulusal Afet Arşivi’ne göre 1900 ile 2010 arasında 234 deprem, 912 heyelan, 289 kaya düşmesi, 175 sel, 135 çığ düşmesi, 2065 orman yangını yaşanmış. Afetler sadece insanların mekan değiştirmesine neden olmamış, şehirler, kasabalar da yer değiştirmiş. Harput, Erciş, Erzincan, Yenice, Gediz, Gördes, Arguvan, Samsat ve diğerlerinin kısa hikayesi şöyle...
47 Minuten
Yunancada “yeryüzü” anlamına gelen “geo” ile “tanımlamak” anlamına gelen “graphie” kelimelerinin birleşmesi ile türetilmiş “geographie”, yani “yerin tasviri” terimi ilk defa, MÖ. 3. yüzyılda Eratosthenes’in Geographika adlı eserinde karşımıza çıkmıştı. Kader inancı ise çeşitli dinlerde var ama İslam’da Allah'ın nesneleri ve olayları, özellikle sorumluluk doğuran beşerî fiilleri, ezelde planlayıp zamanı gelince yaratması anlamında bir kavram. Demek ki karşımızda coğrafyanın ezelden itibaren kaderimizi belirlediğini ve bunu değiştirmenin imkansızlığını ima eden bir görüş var. Peki bu doğru mu? Coğrafya hakikaten kader midir?