Anmeldung Registrierung
Auto Hell Dunkel
Erweiterte Suche

COSMO TÜRKÇE – Almanya'da öne çıkan konularda bilgilendirici Türkçe podcast Archiv

217 Episoden
16 Minuten
Ahmet İyidoğan Köln’de isim yapmış bir Lüthier yani keman ve yaylı çalgılar ustası. Ebertplatz yakınlarındaki ara sokaklardan birinde dışardan bakıldığında pek ilgi çekmeyen bir atölyesi var. İçeri girdiğinizde ahşap ve cila kokularıyla birlikte onlarca hatta bazıları milyon euroluk yaylı çalgılar sizi karşılıyor. Ankara’da doğup 1990 yılında Köln’e yerleşen Ahmet İyidoğan Köln’de, hem keman hem de yay ustası olan iki kişiden biri. İyidoğan, sadece Köln ve Berlin Filarmoni orkestraları değil, İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının enstrümanlarının da bakımını yapıyor. Ahmet İyidoğan ile Gökçe Göksu konuştu. Von Gökce Göksu.
20 Minuten
2010’ların başında Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’da Başbakan Angela Merkel, iktidarını sağlamlaştırıyor, ilişkiler kayıtsız göç ile mücadelede yoğunlaşıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’da sık sık boy gösterdiğine tanıklık ettik, öyle ki, Merkel Türkiyelilere “Sizin asıl başbakanınız benim” demek zorunda kaldı. Bu süreç entegrasyon çabasına ket vurdu. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bir başka göç dalgası daha başladı Almanya’ya. Sadece akademisyen ve sanatçılar değil, Fethullahçılar ve Kürtler de göç etmeye, iltica etmeye başladı. Eskiler ve yeniler arasında bir sürtüşme olduğu pek gözden kaçmadı. Bu arada NSU davası mahkemeye taşındı, örgütün hayatta kaldığı iddia edilen tek üyesi en ağır cezayı aldı ama ölenlerin yakınları sorularına yanıt bulamadı. 2010’lar bu kez Hanau’daki cinayetlerle sarsıldı. İşte bu on yılın özeti. Von Serap Dogan.
36 Minuten
Almanya 2000’li yıllara yeni vatandaşlık yasasıyla girdi. Ve maalesef 'dönerci cinayetleri' diye anılan NSU cinayetleri damgasını vurdu bu on yıla. 8’i Türk 10 kişiyi katleden aşırı sağcı terör örgütü NSU’nun cinayetleri planlaması, işleme biçimi kadar güvenlik birimlerinin ihmalleri de tüyler ürperticiydi. Türkiye’den gelen göçmenler, Almanya’ya çoktan yerleşmişler, artık işçi olmaktan çıkıp işveren olmaya yönelmişlerdi. Bu arada ilk göçenler çoktan türkülerini Almanca söylerken, gençlere örnek oluyor, gençler ise bu kez Almanca Rap piyasasında zirveye oturuyordu. Göçün 2000'li yıllarına götürüyoruz sizleri. Von Fulya Dogan, Serap Cansen.
46 Minuten
90'lı yıllarda Türkiye'de Türk Kürt ayrımı artarken, Almanya, Doğu ve Batı arasındaki duvarı da kaldırmayı başardı. Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından yabancı düşmanlığı ve ırkçılık şiddete dönüşmeye başladı. Rostock'da gerçekleşen saldırıyı Mölln ve Solingen takip etti. Bir yandan saldırılara karşı çeteleşmekte çare arayan Türkiyeli gençler öte yandan Hiphop kültürü ile dertlerini, hislerini ve fikirlerini duyurmaya başladı. Eşit haklar mücadelesinin zirve yaptığı doksanlı yıllarda, genç edebiyatçılar göçmen değil Alman edebiyatında hak ettikleri yeri almaya başladılar. Cem Özdemir, Yeşiller Partisi'nden Federal Meclis'e girdi, siyasi partiler kapılarını göçmenlere daha fazla açmaya başladı. Bazı diskoteklerin kapısı ise hala kapalıydı. Kaplancılar, Milli Görüş gibi dini örgütler de doksanlı yıllarda gündemi meşgul etti. Von Fulya Dogan, Serap Cansen.
38 Minuten
Seksenli yıllar hem Türkiye'de hem de Almanya'da 12 Eylül darbesinin gölgesinde geçti. Durdurulan ekonomik göç, siyasi iltica ve aile birleşimi yoluyla devam etti. Sirkeci garı değil artık, kaçak botlarla önce Yunanistan'a, ardından Almanya'ya çıkılan zorlu yolculuklardı gündeme taşınan. Onyıllardır Almanya'da yaşayanlar kalmaya karar vermiş, sonradan gelen ya da Almanya'da doğan çocukların eğitim ve uyum sorunu başlamıştı seksenlerde. İlk kuşak el yordamıyla çocuklarının geleceğini kurmaya çalıştı. Göçmenlerin 40 metrekareye sığdırmaya çalıştıkları hayatı, "en alttakiler" olmanın verdiği güçlüklerle devam etti. Almanya da istemeden hamile kalmış bir kadın gibi göç ülkesi olma yolunda ilerledi. Von Dogan, Serap + Cansen, Fulya.
33 Minuten
Türkiye'den Almanya'ya göç yetmişli yıllarda da devam etti. Sadece ekonomik değil, siyasi koşullar da göçü çekici kılıyordu. Gelenler yavaş yavaş Almanya'ya alışmaya başladı. Ailelerini getirdiler. Yurtlardan çıkıldı, nohut oda bakla sofa evler bulundu. 70'li yıllara damgasını vuran Ford işçilerinin yaptığı baskın grev oldu. İlk kadın grevini de unutmamak gerek. İşçiler yavaş yavaş haklarını öğrenmeye ve direnmeye başladılar. Öyle bir konu var ki, hala yaşayanların yüreklerini acıtıyor. Türkiye'de bir bırakılıp bir Almanya'ya getirilen "Kofferkinder", valiz çocukları. Sizi yetmişli yılların Almanya'sında buraya göçen işçilerin sesleriyle gezdireceğiz. Von Serap Dogan, Fulya Cansen.
31 Minuten
"Türkiye'den Almanya'ya göçün 60. Yılı"nı kutluyoruz. Bu nedenle size 6 bölümlük özel bir dizi hazırladık. Fulya Canşen ve Serap Doğan'ın, İstanbul Bilgi Üniversitesi AB Enstitüsü ve DAAD Türkiye'nin katkılarıyla hazırladığı bu 6 bölümlük dizimizi, Türkiye’den Almanya’ya altmış yıl önce gelen emekçilere adıyoruz. İlk bölümümüzde 30 Ekim 1961 yılında imzalanan nota teatisinin içeriğinden, günler süren tren yolculuğuna, yaşanan işçi yurtlarından, ağır iş koşullarına kadar pekçok konuya değindik. Çekilen hasret, yabancılık, dil bilmemekten kaynaklanan çaresizlik ama iş bulmanın, iyi para kazanmanın ve kurulan geri dönüş hayallerinin mutluluğu da var ilk bölümümüzde. Von Serap Dogan, Fulya Cansen.